25 Şubat 2012 Cumartesi

Sabrımız



Günlerimiz hep bir koşuşturmayla geçiyor.Zamanın nasıl geçtiğini bilmiyoruz,okumak için hiç de zamanımız olmuyor.Okuma alışkanlığı olan bir toplum değiliz bir çok konularda bilgi sahip değiliz.
Bilgimizi geliştirmek için okumak ve öğrenmek gerekir.Son okuduğum kitap sayesinde sabrın insan hayatında çok önemli bir erdem olduğunu gördüm.Sabırsızlık insanın doğru karar vermesini engeller,yanlış işler yapmamıza sebep olur.Geçenlerde okumuş olduğum kitap sayesinde ,gördüm ki biz sabır kelimesini hayatımızdan çıkarmış durumdayız,en azından ben unutmuşum sabrı.Yunus Emre'in
kırk yıl kaybolan oğlunu araması , hiç beklemediği bir anda onu bulması beni çok etkiledi.Yıllarca acısını yaşamış ama hiç bir zaman umudunu kaybetmemiş oğluna kavuşmuş.Bu süre zaman da dağ taş demeden,şehir şehir gezmiş ,Konya'dan ,Amasya,Kayseri,Karaman daha bir çok yerleri gezmiş bir adam Yunus Emre.Sabrını katık yapmış olaylar karşısında bunda da bir hayır vardır demiş sabrını göstermiş hep.İlk zamanlar da zor olmuş ama bir gün fark etmiş ki sabrı katık yaparsan ayakta durmam daha kolay olur umudum bitmez demiş.İnanç ve sabır ona kazandırmış.
Karlı dağların mı aştın
Derin ırmaklar mı geçtin
Yarinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey
Yunus Emre'nin dizeleriyle bitirelim dedim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder